7 Ekim 2014 Salı

Halk Edebiyatı Dergisi ve Bu Bahar Sonbahar adlı hikaye kitabı....





Halk Edebiyatı Dergisi ve Bu Bahar Sonbahar adlı hikaye kitabı....

"HALK EDEBİYATTA BİRLEŞECEK"


TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIN OKUMASI DİLEKLERİMLE!..

6 Ekim 2014 Pazartesi

İyi Dilekler (Şiir)



Sevgilisini bekliyorsa pencerelerde,

Hayaller kuruyorsa bakarak göklere,

Aşkı alevlendiriyorsa yüreklerde,

Söylüyorum, seviyorum tatlı dileklerle!..

**

Gidişin vakitsiz hazana çevirdi gönlümü,

Dönüşü ise bir garipti, yitirdi ömrümü,

Sevgiyi ve aşkı alev sardı yüreklerde

Aşkımı, sevdamı tutuyorum gönüllerde!

Söylüyorum, seviyorum iyi dileklerle!

Gönül Dilinden Anla Biraz


“Ey yâr!
Ey gönlümün sol yarısı.
Aklıma koydum seni, Aklım almadı.
Yüreğime bıraktım, Sana doymadı!..”
[ HZ. MEVLANA ]


Bilinen bir şarkıdır veya duymuşsunuzdur da;

Ateşle barut ah yan yana durmaz / Gönül dilinden anla biraz

Bir dokunursan ah dokunursan / Ellerin mızrap olur bedenim saz…

Sertab Erener’in söylediği bu şarkı sevenleri tarafından dinlenilmekte ve 

şarkıyı güzel seslendiren bu şarkıcının sözleri yüreklere dokunmaktadır.

Bizimde böyle yüreklere dokunacak sözlerimiz, gönüllerimiz ve aşkımız olmalı. 

Gönül dilinden anlayan bir sevgili olmalı…

Ateşin barutla yan yana gelemeyeceğinden kaynaklanan bir durum ifade 

edilmektedir. Çünkü ateşle barut yan yana gelince bir patlama meydana 

gelecektir. Bu patlama bildiğimiz bir patlama değil, Gönlümüzün içindeki aşk 

patlamasıdır. Aşk patlayınca iki kişi arasında yani seven ve sevilen arasında 

mutlu, sevinçli bir bağ oluşacaktır. Zaman içinde de birbirine alışacaklardır.

Seven insan sevdiği için her şeye katlanır. Bazen de katlanmak zorunda kalır.

Gönlümü sana verdim, gönlümü sana adadım diyerek zaman zaman haykırabilir 

aşkını sevdiğine…

Benim dinlediğim bu şarkıda, zihnimde bir an beliriverdi,bir ışık saçtı adeta 

yüreğime..

“Bazen gönlüm okuyor yalan mektebinde aşk şarkılarını,

Bazen de kalemim içiyor gönül şarkılarını bir sarhoşluk içinde!..”

Gönlüm gam ve keder içinde olsaydı mutluluğa onlarda özlem duyarlardı.

Gönülden sevgiden anlayan bir can bir canan gerekli bana bu dünyada…

Her şeyimi vereceğim birisi olmalı kalpten ve gönülden geçmemeli. 

Sevmeyi, saymayı, sevilmeyi aşka kıymet vermeyi, karşısındaki kişiye değer 

vermeyi, gönül kırmamayı öğrenmeli…

Öğrenmeli ki, bir hata yapınca ya da hataya düşünce hemen anlasın!..

Gönül kırıcı olmasın, aşk(ın)ı zirveye taşısın. Zirve de en iyi şeylerle karşılaşsın.

Sevdiğini kırıp üzmesin!..

Arının bal kovanına girdiği gibi, ağaçların çiçek açması gibi sevgilinin gönlüne 

girmeyi başarsın. Ve gönül dilinden anlasın!

Gönüle, gönlüne söz geçiremeyen insan hiçbir şeyi anlamaz. Hiçbir şeye 

karşı değer vermez. Seven de ne olur biraz gönül dilinden anla diyerek yalvarır 

sevgiliye. Ama nafile anlayan yoktur.

Bazen düşünürüz bir erkek olarak karşımızdaki kişiye, sevgiliye değer veriyoruz, 

gönlümüzü açıyoruz acaba o da tam manası ile bize gönlünü açıyor mu? 

Diyerek içimizde bir kıpırtı oluşur.

Bu zamanda gönülden anlayan insanlar ne yazık ki azaldı. Herkes sevgiyi birkaç 

günlük, bir sefa sürmek amacıyla düşünüyorlar ve böyle yapan insanlar da var. 

Ben böyle duruma karşıyım. Böyle durumu sevmem, istemem de… İster bana 

kızın, isterseniz doğru diyorsun diyebilirsiniz…

Aşk ve gönül işi bir eğlence değildir. Bir ömürlük olmalı… Eğlence, zevk, sefa 

değil bir ömür boyu mutlu, huzurlu yaşamalı…

Sanki bize bu dünyanın o sahte yüzüne karşı iltifat etmek için oluşturulmuş bir 

şey gibidir. Kalbi ve ruhu daima bir anda köreltir, nefsine ayak uyduramaz. 

Hemen nefsine, şeytana uyar ve hayatını bir anlık zevk için mahveder…

Böyle yapan insanlar bu dünyayı böyle geçireceklerini sanıyorlar ama 

aldanıyorlar. Bu dünyanın bir de öteki dünyası var. Onu düşünen hiçbir insan 

yok gibi… Düşünenler hariç…Sanki burada zor duruyormuş gibi bir görünüm 

gösteriyorlar. Ve hayatta acı bir insan portresi yaratıyorlar…

Gönül diline söz geçirmesi gereken kişi insanın kendisidir. Neyse artık sözü fazla 

uzatmadan Bir an aklıma şu mısra geldi hemen onu da belirterek yazıma son 

vereyim,

“Gözlerim gözlerini seçiyor,
Ruhuma bir türlü söz geçmiyor,
Kim bilir ne zaman kıymet verir,
Gönül dilini anlaması için!..”

“ Gönül dilinden anlayan insanlarla bir ömür, mutlu olmamız dileğiyle!..

3 Ekim 2014 Cuma

Aşk’ın Duası

Aşk’ın Duası


Korkuyorum bu aşktan, sevgiden, hayal kurmaktan…

Bazen de düşünüyorum aşk için dua edilir mi? Bazen de kendi kendime diyorum edilebilir 

neden edilmesin ki diye… 


Seven sevdiğine aşkını ilan etmeli, ona içindeki hislerini duyurmalı, içindekilerini tek tek 


dökmeli, sevgisini anlatmalı, kalbinden geçenleri onun içinde hissettirmeli.

Aşk meleklerini çağıralım diyorum. Aşkın duasını 
yapmaları için. Yağmur duası oluyor 


da aşk duası neden olmasın, olmaz mı? Olamaz mı? Aşk için dua edelim. 


Gönlümüzden geçenleri söyleyelim. Göklerden sevgilinin yüreğine şimşek gibi insin.

Yazsın aşkın duası bu diye dağlar ..


Âşıklar derler ah! aahh! Nerede o eski aşklar, nerede o eski 
sevgiler, saygılar, sevdalar… 


Hepsi sanki bir bir çürümüş, terk edilmiş bir şehir gibi. Aşk için; yeri geliyor dağlar 


deliniyor, yeri geliyor çöller aşılıyor, bazen de yollar hiç geliyor…


 Hepimizin de dilekleri vardır. Dileklerimizin içinden en önemlisi istediğimiz aşkı sevgiyi, 


sevgiliyi bulmak için bir duamız oluyordur yaradana… 


Muhakkak o dileğimizin İçinde aşkımız için dua ediyoruzdur. Hayırlısıyla bir yar bulalım, 


bize de nasip olsun diye. Dağlar, taşlar, ağaçlar, yalnız kalan şehirler, göller ovalar vs. 


kendi dilleriyle aşkını bulmak için Aşk’ın Duasını ediyorlar. Bir aşk duası için dua yerleri 


kurulmalı. Herkes orada olmalı. Tüm sevenler, sevilenler, ayrılanlar, aşkı arayanlar 

hep orada olmalılar. Dualarla, sevinçlerle, şiirler ve şarkılarla, seven gönüllere şehir gibi 


dolaşılmalı. Aşkımızın duasını kabul et Allah’ım, sevenleri sevdiğine kavuştur Allah’ım, 


herkesin yüzünü güldür Allah’ım, bu aciz kulunu sen biliyorsun Allah’ım…

Aşkımızın duası kabul olsun, her yere aşk ayetleri insin. 


Dağlar, taşlar AŞK sesini duyunca renklerini değiştirsinler.


Ağaçlar kabuklarını değiştirsin, boş ovalar dolsun, yalnız kalan şehirler yalnız olmadığını 

hissetsin. Doğadaki her şey, herkes kendinden geçsin. Sevenlerin kalbi küt küt atsın, 


yürekleri kamaşsın, gözleri güzel bir aşk/ını görsün. Gökyüzünden yere tebessüm içinde 


aşk duaları yansısın. 

Her yeri aydınlatsın sevgililerin gözlerini kamaştırsın. 


Yavaş yavaş insin ve sessizce herkesin gönlüne birer birer düşsün Allah’ım. Aşkımızı 


tarifsiz, şekilsiz, güvensiz, anlayışsız bırakma yarabbim. Yalnız şehrin, üzgün insanların 


yüzünü güldürsün. Şiir gibi dudaklardan dökülsün, sessiz sessiz insin ve yüreğimize


dokunsun Allah’ım.

Âmin…



“AŞK’IN DUASINDA BULUŞMAK ÜMİDİYLE!..”

Sevmek İstiyorum (Şiir)


Sevmek İstiyorum


Sevmek İstiyorum

Yüreğimden yüreğine giden bu yolda

Hep seni sevmek istiyorum,

Her zaman fotoğraflarına bakınca,

O an Sana sarılmak istiyorum…

**

Dilim susuyor, gözlerim bakıyor

Yüreğim sızım sızım sızlıyor 

Sevgin damarlarımda dolaşıyor

Bu kalp seni sevmek istiyor…

**

Sevmek istiyorum seni,

Her an her saat başı,

Yanımda ol istiyorum,

Bir ömür boyu!..

2 Ekim 2014 Perşembe

Çiçek Demeti


Çiçek Demeti

Çiçekler saf, temiz ve berraktır. Çünkü üzeri örtülü bir elbise giymişlerdir.



Tüm çiçekler uykuya daldığında sadece yalnız o ayakta ve hiç uykuya dalmamıştır. 

Uykuya dalsa uyanamayacağından korkmuştur. Korktuğu içinde uyumamıştır. Bir 

bakmışsın ki Baki’nin gazellerinde ortaya çıkmış, bir baharistan gibi. Bir bakmışsın ki 

ilkbahar da demet demet olmuş, dallarından toplanıyor…

Geceden sabaha kadar süzülür benim güzel çiçek demetlerim…

Dalından yüreklere sızan çiçek. Sanki bir gerçek…

İçinde bulunduğu saksısında kendi aşk şarkılarını söyler… O eşsiz, güzel ve titiz bir 

sesiyle… Bir Afyonlu gibi girer garip gönlüme… Düşlerime, hayallerime, umutlarıma, 

yarınlarıma… Bütün zamandan ayrı parçalarından da farklı…O güzelim bahçelerde, 

ormanlarda, ağaçların dallarında, yaslanmış gölgeleri sevinç, kahkaha içinde gönlüme 

bağlanmış sanki gizli bir ölüm içinde… Toprağa düşmüş bir masum çiçek demetinde, her 

an benim arzularımın içinde…

Ne var ne yok bir an bağlanmışım ben ona… Sanki bir masum çocuk gibi…

Yüreğimde teninin kokusu, bir nefeste öteden gelir…

Bir sümbül, bir kar çiçeği gibi yüreğime gizledim sevdasını, korku ve acılarını, sevinçleri, 

mutluluklar ülkesinde koklamak istiyorum bu güzelim çiçekleri….

Sırrımı açtığımda kalbimden ve dilimden geçen şeylerin hepsini çiçeklerin kendisinde 

buluyorum. Uykuya daldığımda kokuları da hala burnumda tütüyor ve ben uyuduğumda 

onlar hala ayaktalar…

Uykudan uyandım hala onlar orada… Göz sever göz görür de katlanır mı bilinmez. Ama 

yine de gören gözler çiçeğin sırrını çözer…

Uzaktan bir ses gelir ve sevinçle dolar heves. Ve bir an da o ses…

Sesle birlikte yeniden doğmuş gibi olur çiçek demetleri….

Demetli çiçekler,
    Çiçekler demetli…